Reklam görünürlüğü, sayfanıza yerleştirdiğiniz bir reklamın gerçekten ekranda görünür alana girip girmediğini anlatan bir ölçüdür; sunulmuş ama hiç kaydırılmayıp görülmemiş bir reklam, sayaçta gösterim olarak durur. Yazı, IAB ve MRC'nin viewability tanımını, ölçüm sağlayıcılarının neden farklı oran verdiğini ve yayıncı olarak elinizdeki oranı yerleşim kararlarına nasıl çevireceğinizi adım adım anlatıyor.
Sonunda, reklam alanlarınızı tek bir çizelgede izleyebileceğiniz bir şablon ve düzenli bir gözden geçirme akışı bulacaksınız. Rakamlar yalnızca örnek olarak verilir; sitenizin gerçek değerleri kendi ölçümünüzden gelmelidir.
Reklam Görünürlüğü Nedir
Bir reklam sunucusu sayfa yüklenirken reklamı gönderdiğinde bir gösterim sayılır. Oysa o reklamın sayfanın en altında, ziyaretçinin hiç inmediği bir bölümde durması mümkündür. Reklam görünürlüğü bu boşluğu kapatan kavramdır: reklamın ziyaretçinin ekranında, belirli ölçütleri karşılayacak biçimde görünüp görünmediğini söyler.
Kavramın iki yönü vardır. Birincisi teknik yön: tarayıcıda hangi pikselin ne kadar süre göründüğü ölçülür. İkincisi ticari yön: reklam veren, reklamının görülme fırsatı bulduğu gösterim için ödeme yapmak ister. Bu nedenle viewability, yayıncıdan çok alıcının dilinden gelen bir talep olarak başladı; bugün ise yayıncının envanter kalitesini anlatan bir gösterge olarak da okunuyor.
Şunu baştan ayıralım: görünür olmak, görülmüş olmak demek değildir. Reklam ekranda durabilir, ziyaretçi o sırada başka bir yere bakıyor olabilir. Standart yalnızca "görme fırsatı"nı ölçer; dikkat, hatırlama ya da tıklama ayrı kavramlardır. Tıklama ve performans ölçümünü banner performansını ölçme rehberinde ayrıca ele aldık; bu yazı daha öncesine, reklamın ekrana girip girmediğine bakıyor.
Yayıncı açısından önemi şuradadır: aynı sayfada iki reklam alanı aynı sayıda gösterim üretebilir, ama biri sayfanın ilk ekranında, diğeri ziyaretçilerin çoğunun ulaşmadığı alt bölümünde olabilir. Gösterim sayısı bu iki alanı eşit gösterir, görünürlük oranı ise ayırır. Fiyat konuşmasında, yerleşim değerlendirmesinde ve alıcıya sunulacak medya kitinde bu ayrım belirleyici hale gelir.
IAB ve MRC Görünürlük Tanımı
Viewability tanımının kaynağı, IAB'nin iş birliğiyle hazırlanan MRC (Media Rating Council) yönergesidir. IAB'nin barındırdığı MRC görünür reklam gösterimi ölçüm yönergesi (yeni sekmede açılır) (Sürüm 1.0, 30 Haziran 2014), görünür gösterimi, sunulmuş bir gösterimin tarayıcı penceresinin görünür alanında ve odakta olan sekmede, önceden belirlenmiş ölçütlere göre bulunması olarak tanımlar. Belge ayrıca görünür gösterimde bir "görme fırsatı" bulunduğunu, sunulmuş gösterimde ise bunun olmayabileceğini söyler.
Görüntülü (display) reklam için ölçütler iki parçadır:
- Piksel koşulu: Reklamın piksellerinin en az yüzde 50'si, odakta olan tarayıcı sekmesinin görünür alanında olmalıdır.
- Süre koşulu: Piksel koşulu en az bir kesintisiz saniye boyunca, reklam çizildikten sonra karşılanmalıdır.
Yönerge bu iki adımın sırasını da belirtir: önce piksel koşulu sınanır, saat yalnızca piksel eşiği karşılandığında işlemeye başlar. Videoda süre koşulu iki kesintisiz saniyedir ve aynı piksel koşulu geçerlidir.
Büyük reklam birimi istisnası
Belgeye göre 242.500 piksel ve üzerindeki reklamlar için (bu, 970 x 250 boyutuna eşdeğerdir) yüzde 50 yerine yüzde 30 piksel eşiği kullanılabilir; ancak bu uygulama veri kullanıcılarına açıkça bildirilmelidir. Büyük bir manşet alanınız varsa raporda hangi eşiğin kullanıldığını sağlayıcınızdan öğrenin.
Güçlü kullanıcı etkileşiminin ölçülebildiği durumlarda reklamın piksel ve süre koşulları karşılanmasa da görünür sayılabileceği, ancak bu gösterimlerin ayrı raporlanması gerektiği de belgede yer alır. Bu rehber 2014 tarihli sürümü esas alır; ölçüm sağlayıcınızın hangi güncel yönerge sürümüne göre sertifikalı olduğunu kendisine sorun.
Tanımdaki "odakta olan sekme" ifadesi küçük görünse de pratik sonuç doğurur: ziyaretçi sayfayı başka bir sekmeye geçip arka planda bıraktıysa, reklam teknik olarak sayfanın içinde durmasına rağmen görünür sayılmaz. Aynı şekilde "reklam çizildikten sonra" koşulu, yüklenme süresinin sayaçtan düşüldüğünü, yani yavaş yüklenen bir reklamın süre koşuluna geç başladığını anlatır. Bu iki ayrıntı, görünürlüğün neden yalnızca yerleşimle açıklanamayacağını gösterir.
Görünür Gösterim ile Gösterim Arasındaki Fark
Gösterim ve görünür gösterim farklı sayaçlardır ve bir rapor ikisini yan yana sunuyorsa aralarındaki fark yerleşim kalitesinin ilk ipucudur. Gösterim, reklamın sunulduğunu; görünür gösterim, yukarıdaki ölçütlerin karşılandığını sayar. Görünür gösterim sayısı hiçbir zaman gösterim sayısını aşamaz.
Raporlarda genellikle üç ayrı kavram birbirine karışır:
- Sunulan gösterim: Reklam sunucusunun gönderdiği reklam sayısı.
- Ölçülebilir gösterim: Görünürlüğünün ölçülebildiği gösterimler. Bazı ortamlarda ölçüm kodu çalışamaz, bu durumda görünürlük bilinmez.
- Görünür gösterim: Ölçülebilir olup ölçütleri karşılayan gösterimler.
Görünürlük oranını okurken paydanın ne olduğunu öğrenmek gerekir. Oran sunulan gösterimlere mi, ölçülebilir gösterimlere mi bölünmüş? İki yöntem aynı sayfa için farklı sonuç verir, çünkü ölçülemeyen gösterimler paydada kalıp kalmadığına göre oran değişir. Hangi yöntemin kullanıldığını sağlayıcının belgesinden doğrulayın; bu, alıcıyla konuşurken aynı dili konuşmanızı sağlar.
Şöyle bir durumu düşünün (örnek senaryo): bir içerik sitesi aylık raporunda yüksek gösterim ve görece düşük görünür gösterim görüyor. Sorunu aramadan önce ölçülebilir gösterim oranına bakıyor ve bu oranın düşük olduğunu fark ediyor. Yani ortada bir görünürlük sorunundan önce bir ölçüm kapsamı sorunu var; ölçüm kodunun çalışmadığı bir sayfa şablonu ya da tarayıcı ortamı sayıları aşağı çekiyor olabilir. Sayıya yerleşim değişikliğiyle karşılık vermeden önce kapsamı sorgulamak zaman kazandırır.
Ölçüm Sağlayıcıları Neden Farklı Oran Verir
Aynı sayfada iki farklı araçla ölçüm yaptığınızda iki farklı oran görmeniz olağandır ve bu çoğunlukla bir hata değildir. IAB Tech Lab, Open Measurement SDK sayfasında, standart bir çerçeve olmadan ekrandaki yerleşim gibi temel sinyallerin "farklı yöntemlerle toplandığını" ve bu yüzden sonuçların karşılaştırılmasının zorlaştığını belirtir. Aynı kurumun anlatımına göre SDK, üçüncü taraf doğrulamayı kolaylaştırır ve birden fazla doğrulama ortağıyla aynı anda çalışabilir.
Farkın nedenleri tipik olarak şunlardır:
- Ölçüm yöntemi: Tarayıcı API'leriyle mi, sayfa içi hesaplamayla mı ölçüldüğü sonucu değiştirir.
- Kapsam: İframe içinde çalışan reklamlarda ölçülebilirlik farklıdır; her araç bu durumu aynı biçimde ele almaz.
- Payda: Yukarıda anlatılan oran tanımı farkı.
- Eşik ve istisnalar: Büyük birimlerde yüzde 30 eşiğinin kullanılıp kullanılmadığı, etkileşim kuralının uygulanıp uygulanmadığı.
- Örnekleme ve zamanlama: Yoklama aralığı ve raporlama gecikmesi.
Bu yüzden iki araç arasında "hangisi doğru" sorusu yerine "ben hangisiyle karar vereceğim ve alıcı hangisini kabul ediyor" sorusunu sorun. Yayıncılar için pratik kural, tek bir referans aracı seçmek ve dönemler boyunca onunla karşılaştırma yapmaktır. Araç değiştirirseniz geçiş tarihini kaydedin; bunu yapmazsanız oran sıçramasını yerleşim iyileştirmesi sanabilirsiniz.
Alıcıyla sözleşmede ya da teklif konuşmasında ölçüm yönteminin kim tarafından ve hangisiyle yapılacağı da baştan netleştirilmelidir. Yayıncının raporladığı oranla alıcının doğrulama aracının gösterdiği oran aynı olmayabilir; bu farkın nasıl ele alınacağını önceden yazmak, sonradan çıkacak tartışmayı kısaltır.
Yerleşim Kararları ve Görünürlük
Görünürlük en doğrudan yerleşimle ilgilidir ve yerleşim, yayıncının en çok kontrol ettiği değişkendir. MRC belgesi de yerleşim ile görünür durumun ayrı özellikler olduğunu hatırlatır: bir alanın sayfanın üstünde olması, onu otomatik olarak görünür yapmaz, çünkü "kıvrım" tarayıcı ayarlarına, çözünürlüğe ve pencere boyutuna göre değişir.
Yerleşim kararı verirken şu soruları sırayla sorun:
- Ziyaretçi bu alanı kaydırmadan görüyor mu, yoksa kaydırma gerektiriyor mu?
- Sayfanın okunan bölümünde mi, yoksa ziyaretçinin hızla geçtiği boşluklarda mı duruyor?
- Ziyaretçi alanın yanında yeterince oyalanıyor mu, yani içerik orada mı yoğunlaşıyor?
- Alan, düzen yüklenirken kayıyor mu?
- Mobilde aynı alanın karşılığı nerede ve ne kadar yer kaplıyor?
Okunan içeriğin yanında duran, doğal duraklama noktalarında yer alan alanlar çoğunlukla daha uzun süre ekranda kalır; sayfa sonuna itilmiş alanlar ise ziyaretçilerin önemli kısmı o noktaya ulaşmadığı için düşük görünürlük üretir. Ancak "üstteki alan her zaman daha görünürdür" diye sabit bir kural kurmayın; sitenizin kendi ölçümü bu varsayımı sınamak için vardır.
Yerleşimin bir de kullanıcı deneyimi sınırı vardır. Görünürlüğü artırmak için alanları içeriğin önüne koymak kısa vadede oranı yükseltse bile okuyucuyu kaçırabilir. Bu dengeyi reklam alanı ve kullanıcı deneyimi rehberinde ayrıntılı ele aldık; görünürlük kararı verirken o sınırı birlikte göz önünde tutun.
Mobilde yerleşim ayrı bir sorudur: dar ekranda tek sütun vardır ve yan sütun alanları ya içeriğin arasına girer ya da hiç gösterilmez. Mobil karşılığı ayrı bir alan gibi izleyin, masaüstü oranından türetmeyin. MRC belgesi yönergenin öncelikle masaüstü tarayıcı reklamları için tasarlandığını belirtir; mobil için güncel rehberi ölçüm sağlayıcınızdan teyit edin.
Lazy Load ve Sticky Alanlar
Ekran dışındaki reklamı ziyaretçi o noktaya yaklaşana kadar yüklemeyen lazy load, sayfa hızı için yararlı olabilir ve görünürlük için iki yönlü etki üretir. Reklam, ziyaretçi ulaşmadan yüklenmiyorsa hiç ulaşılmayacak alanlar için kaynak harcanmaz ve görünür gösterim oranı yapay olarak düşük kalmaz, çünkü o alan gösterim olarak da sayılmamıştır. Ancak yükleme eşiği çok geç ayarlanırsa reklam, ziyaretçi alanı geçtikten sonra görünür; bu durumda süre koşulu sağlanamaz.
Lazy load kullanırken şunları kontrol edin:
- Yükleme, alana ulaşılmadan önce başlıyor mu? Reklam talebinin yanıt süresi de hesaba katılmalıdır.
- Alan için yer önceden ayrılmış mı? Yer ayrılmazsa reklam yüklendiğinde içerik kayar.
- Gösterim, reklam gerçekten çizildiğinde mi sayılıyor, yoksa istek gönderildiğinde mi?
Sticky (yapışkan) alanlar, ziyaretçi kaydırırken ekranda sabit kalır. Bu davranış bir reklamın ekranda kalma süresini uzatır ve süre koşulunu rahat karşılayabilir. Ama aynı özellik kullanıcıyı da yorar: ekranı daraltan, içeriği kapatan ya da kapatma düğmesi zor bulunan yapışkan birimler, ziyaretçinin siteyi terk etmesine ya da engelleyici kullanmasına yol açabilir. Mobil ekranda bu risk daha yüksektir, çünkü yapışkan bir alan görünür yüzeyin büyük kısmını kaplayabilir.
Bu iki tekniği görünürlük oranını yükseltme aracı olarak değil, yerleşimin tamamlayıcısı olarak değerlendirin. Her ikisinde de değişiklikten önce ve sonra ölçüm alın, tek değişiklik yapıp bir süre bekleyin; birden çok değişikliği aynı anda yaparsanız hangisinin etki ettiğini ayıramazsınız.
Sayfa Hızı ve Kaydırma Davranışının Etkisi
Görünürlük yalnızca tasarımla değil, sayfanın nasıl yüklendiği ve ziyaretçinin nasıl davrandığıyla da belirlenir. Süre koşulu reklam çizildikten sonra işlemeye başladığı için geç yüklenen bir reklam, ziyaretçi sayfadan ayrıldığında hâlâ yükleniyor olabilir ve görünür sayılamaz. Yavaş bir sayfa hem kullanıcıyı hem görünürlüğü zayıflatır.
Kaydırma davranışı da ayrı bir değişkendir. İki tür sayfayı düşünün: kısa bir haber özeti, ziyaretçinin çoğunlukla ilk ekranda kaldığı bir sayfadır; uzun bir rehber ise kaydırmayı davet eder. Aynı reklam birimi bu iki sayfada çok farklı oranlar üretir. Bu yüzden görünürlüğü site ortalaması olarak değil, sayfa türüne göre okumak gerekir.
Hız tarafında dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
- Reklam betikleri sayfanın asıl içeriğini geciktirmemeli.
- Reklam alanı için yer ayrılmalı; düzen kayması hem deneyimi hem ölçümü bozar.
- Çok sayıda reklam talebi aynı anda gönderiliyorsa yanıtlar geç gelir ve alan boş kalabilir.
Reklam ile sayfa performansı arasındaki dengeyi reklam ve Core Web Vitals dengesi yazısında işledik. Oradaki ölçütler sayfa deneyimini, bu yazıdaki ölçütler reklamın görülme fırsatını anlatır; ikisi çoğu zaman aynı yönde iyileşir ama biri diğerinin yerine geçmez.
Kaydırma davranışını anlamak için sayfa bazında kaydırma derinliği verisi toplamak yararlıdır. Ziyaretçilerin çoğunluğunun ulaşmadığı bölümlere yerleştirilmiş alanlar, daha iyi ölçüm yapılmadan da düşük görünürlüklü olacaktır. Bu bilgi, hangi alanın kaldırılacağına, hangisinin yukarı taşınacağına karar vermenizi kolaylaştırır.
Alıcı Gözüyle Görünürlük Beklentisi
Reklam veren için görünürlük, bütçesinin boşa gitmediğinin kanıtıdır. Alıcı, görünür gösterim için ödeme yapmak ya da yalnızca belirli bir görünürlük eşiğinin üzerindeki envanteri satın almak isteyebilir. Bu talep, yayıncıdan gelen "gösterim sayısı" bilgisini yeterli bulmadığı anlamına gelir.
Alıcı açısından görünürlük genellikle şu sorulara dönüşür:
- Bu alan hangi yöntemle ve hangi araçla ölçülüyor?
- Rapor sunulan gösterimi mi, ölçülebilir gösterimi mi baz alıyor?
- Mobilde ve masaüstünde oranlar ayrı mı sunuluyor?
- Büyük birimlerde hangi eşik kullanılıyor ve bu belirtiliyor mu?
Yayıncı olarak bu soruları önceden yanıtlamak güven kurar. Fiyat konuşmasında görünürlüğün yeri de buradan çıkar: görünürlük verisi, fiyatlama modelini değiştirmez ama müzakerede kullanılan bir arguman olur. Hangi fiyatlama modelinin (bin gösterim başına, tıklama başına ya da sabit ücret) hangi duruma uyduğunu reklam fiyatlandırma modelleri rehberinde karşılaştırdık. Görünürlüğün fiyata yansıması alıcıdan alıcıya değişir; belirli bir oran, belirli bir fiyat artışı getirir diye bir hesap yoktur.
Alıcıya güven veren ikinci unsur şeffaflıktır. Reklamın hangi alan adında, hangi satıcı ilişkisiyle sunulduğu önemlidir. IAB Tech Lab, ads.txt (yeni sekmede açılır) projesinin amacını programatik reklam ekosisteminde şeffaflığı artırmak olarak anlatır ve ads.txt'yi yayıncıların envanterini satmasına izin verdiği şirketleri herkese açık biçimde bildirme yolu olarak tanımlar. Bu dosyanın kurulumunu ads.txt rehberinde ayrıca anlattık; görünürlük raporunuzla birlikte düzenli bir ads.txt dosyası, alıcıya hem kalite hem şeffaflık mesajı verir.
Görünürlük Oranını Yorumlamak ve Hedef Koymak
Elinizde bir oran olduğunda ilk ihtiyaç, onu neyle karşılaştıracağınızı bilmektir. Evrensel bir "iyi oran" yoktur; sektör ortalaması diye bir rakamı doğrulanmış bir kaynak olmadan kullanmak yanıltıcıdır. En sağlam karşılaştırma, sitenizin kendi geçmiş dönemi ve aynı sitenin farklı alanlarıdır.
Hedef koyarken şu ilkeleri izleyin:
- Alan bazında hedef: Tek bir site hedefi yerine her alan için ayrı hedef koyun; bir alanın yapısal sınırı olabilir.
- Cihaz bazında ayrım: Mobil ve masaüstü ayrı hedeflenir.
- Yön hedefi: Başlangıçta sabit bir sayı yerine "önceki dönemden iyi" gibi yön belirleyin.
- Trafik hacmi: Çok az gösterimi olan bir alanın oranı dalgalıdır; yorumlamadan önce yeterli hacmin birikmesini bekleyin.
Oranı yükseltmek tek başına amaç olmamalıdır. Bir alanı kaldırırsanız kalan alanların oranı artar ama toplam gelir düşebilir. Bu yüzden görünürlüğü gelirle birlikte izleyin: oran ve alan başına gelir birlikte okunursa, gerçekten verimli bir iyileştirme ile sadece sayıyı güzelleştiren bir değişikliği ayırabilirsiniz.
Şöyle bir durumu düşünün (örnek senaryo): bir rehber sitesi sayfa sonundaki bir alanı kaldırıyor ve kalan alanlarda oran yükseliyor. Ama alan başına gelir ile toplam gelir birlikte incelendiğinde toplamın düştüğü görülüyor. Ekip, kaldırmak yerine alanı içeriğin ortasındaki doğal bir duraklama noktasına taşımaya karar veriyor ve sonucu bir sonraki dönem ölçüyor. Karar sayıya değil, sayıların birlikte okunmasına dayanıyor.
Rapor yorumlarken mevsimselliği ve trafik kaynağını da unutmayın. Sosyal medyadan gelen ziyaretçilerin kaydırma davranışı ile arama sonucundan gelenlerin davranışı farklı olabilir. Kampanya dönemlerinde oranların ani değişmesi, yerleşimden değil trafik bileşiminden kaynaklanıyor olabilir.
Görünürlük İçin Düzenli Gözden Geçirme Akışı
Görünürlük, bir kez ayarlanıp unutulan bir şey değildir. Şablon değişiklikleri, yeni reklam birimleri, tarayıcı güncellemeleri ve ölçüm aracının kendi değişiklikleri oranları zamanla kaydırır. Aylık, kısa ve aynı sırayla işleyen bir akış kurmak bu kaymayı erken yakalamanızı sağlar.
Önerilen akış beş adımdır:
- Ölçüm sağlığı: Ölçülebilir gösterim oranının sabit olup olmadığını kontrol edin. Ani düşüş genellikle ölçüm kodunun kopmasını gösterir.
- Alan sıralaması: Alanları görünürlük oranına ve gelire göre sıralayın; en düşük iki üç alanı işaretleyin.
- Neden araştırması: İşaretli alanlar için yerleşim, yükleme zamanı, düzen kayması ve cihaz kırılımına bakın.
- Tek değişiklik: Her alan için tek bir değişiklik seçin ve tarihini kaydedin.
- Sonuç kontrolü: Bir sonraki dönemde aynı alanı aynı ölçütlerle karşılaştırın.
Bu akışın en önemli kuralı, değişiklikleri küçük tutmaktır. Aynı anda yerleşimi, yükleme zamanını ve reklam boyutunu değiştirirseniz hangisinin işe yaradığını anlayamazsınız. Ayrıca her değişikliği bir deney gibi kaydedin: ne değişti, neden, hangi alan, hangi tarih.
Gözden geçirme sırasında doğrudan satış ile programatik satış alanlarını ayrı değerlendirmek de gerekir. Doğrudan anlaşmalarda alıcı belirli bir yerleşim talep etmiş olabilir; programatik tarafta ise alan birçok alıcıya hizmet eder. İki yaklaşımın nasıl ayrıştığı doğrudan ve programatik reklam farkı yazısında anlatılıyor.
Örnek Şablon: Reklam Alanı Görünürlük Çizelgesi
Bu çizelge, aylık gözden geçirmeyi tek tabloda toplar. Değerler örnek değerlerdir; yalnızca doldurma yöntemini gösterir, kendi ölçümlerinizle değiştirin.
| Reklam alanı | Konum ve cihaz | Örnek görünürlük notu | Sonraki adım |
|---|---|---|---|
| Üst manşet | İlk ekran, masaüstü | Yüksek (örnek) | Büyük birimde hangi eşik kullanıldığını doğrula |
| İçerik içi 1 | İlk paragraf sonrası, mobil | Orta (örnek) | Düzen kaymasını kontrol et |
| Yan sütun | Sağ sütun, masaüstü | Orta (örnek) | Yapışkan yapıya alma etkisini ölç |
| Sayfa sonu | Alt bölüm, tüm cihazlar | Düşük (örnek) | Kaydırma derinliğine bak, taşıma ya da kaldırma kararı ver |
Örnek senaryoda, çizelgeyi dolduran ekip sayfa sonu alanının görünürlük ve gelirde geride kaldığını fark ediyor. Kaydırma derinliği verisi, ziyaretçilerin çoğunun o noktaya ulaşmadığını doğruluyor; ekip alanı içeriğin ortasındaki bir duraklama noktasına taşıyor ve sonucu bir sonraki dönemde karşılaştırıyor. Çizelgenin değeri, her alanın tek satırda, bir sahibi ve bir sonraki adımıyla görünmesidir. Tablonun altına ölçüm aracının adını, oran tanımını (sunulan mı, ölçülebilir mi) ve son güncelleme tarihini not düşün; üç ay sonra tabloya dönen biri, değerlerin hangi yöntemle üretildiğini bu notlardan hatırlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Reklam görünürlüğü ne demek?
Reklam görünürlüğü, bir reklamın ziyaretçinin ekranında görünür alana girmesi ve belirli ölçütleri karşılamasıdır. Reklam sunulmuş olsa bile ekrana hiç girmediyse görünür sayılmaz. Bu ölçü reklamın görülme fırsatını anlatır; dikkat, hatırlama veya tıklama anlamına gelmez.
IAB görünürlük standardı nedir?
IAB'nin barındırdığı MRC yönergesine göre görüntülü reklamda piksellerin en az yarısının, odakta olan sekmede en az bir kesintisiz saniye görünmesi gerekir. Video için süre iki saniyedir. Büyük reklam birimlerinde yüzde 30 eşiği kullanılabilir ancak bu belirtilmelidir. Güncel sürümü ölçüm sağlayıcınızdan doğrulayın.
Reklam görünürlüğü nasıl artırılır?
Alanları ziyaretçinin gerçekten okuduğu yerlere yerleştirerek, düzen kaymasını ve yavaş yüklemeyi azaltarak ve ziyaretçinin ulaşmadığı alanları taşıyarak artırılır. Tek seferde birden fazla değişiklik yapmayın; her değişikliği ayrı ölçün. Görünürlüğü yalnızca oran değil, gelirle birlikte izleyin.
Sayfa üstündeki reklam her zaman daha mı görünür?
Genellikle daha görünürdür ama bu kesin bir kural değildir. Sayfanın üstü kullanıcının tarayıcı ayarına, ekran çözünürlüğüne ve pencere boyutuna göre değişir. Ziyaretçi hızla kaydırıyor ya da reklam geç yükleniyorsa üstteki alan da düşük oran verebilir. Kendi sitenizin ölçümüne bakın.
Görünürlük reklam fiyatını etkiler mi?
Etkileyebilir, ama sabit bir kural yoktur. Bazı alıcılar görünür gösterim için daha yüksek ödeme yapmayı ya da yalnızca belirli görünürlüğü olan envanteri almayı tercih eder. Etkinin boyutu alıcıya, sözleşmeye ve fiyatlama modeline göre değişir; belirli bir oranın belirli bir fiyat getireceği söylenemez.
Görünürlük hangi araçla ölçülür?
Reklam sunucuları ve üçüncü taraf doğrulama araçları ölçer. Hangi aracın kullanıldığı yönteme göre oranı değiştirebilir; bu yüzden tek bir referans araç seçip dönemler boyunca onunla karşılaştırma yapın. Open Measurement SDK, farklı doğrulama ortaklarının ortak bir çerçevede ölçmesini kolaylaştırır.
Sonuç ve Sonraki Adım
Görünürlük oranını okurken önce tanımı ve ölçüm yöntemini netleştirin, ardından alan bazında bakın; sonra yerleşim, yükleme ve kaydırma davranışına inin ve değişiklikleri tek tek ölçün. Bir oranı ancak payda, eşik ve araç belli olduğunda yorumlayabilirsiniz; bu üçünü bilmeden ayrıntıya girmek yanlış karar üretir.
Reklam alanı satın almadan önce bu rehberdeki soruları alanın konumu ve ölçüm yöntemi için sorun; sonra reklam alanları sayfasından seçim yapın. Alanı seçer, sepet ve ödemeyi tamamlarsınız, satıcı onaylar ve teslimat bildirimi gelir, gerekirse itiraz süreci devreye girer. Bu sorular beklentinizi baştan netleştirmenize yardımcı olur.
Yorum Yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız. Giriş Yap