Kısa cevap: Ateşman ve Bezirci-Yılmaz, bir metnin yapısal zorluğunu cümle uzunluğu ve hece bilgisiyle sayıya çeviren Türkçe okunabilirlik formülleridir. Taslakları kıyaslamak, aşırı uzun cümleleri bulmak ve sürümler arasında yön görmek için işe yarar. Okurun konuyu anlayıp anlamadığını, metnin doğru olup olmadığını ya da Google'da sıralanıp sıralanmayacağını söylemezler. Bu yüzden skoru hedef değil, bir uyarı ışığı olarak kullanın ve kararı okurla, metnin amacıyla birlikte verin.
Bir metin editörü, SEO uzmanı ya da içerik yöneticisi olarak muhtemelen şu soruyla karşılaştınız: "Bu makalenin okunabilirlik skoru kaç olmalı?" Soru makul görünür, ama cevabı formülün neyi saydığını bilmeden vermek yanıltıcıdır. Aşağıda önce formüllerin gerçekte ne ölçtüğünü, ardından Ateşman ile Bezirci-Yılmaz arasındaki farkı, skorun neden tek başına yetmediğini ve metni somut olarak nasıl sadeleştireceğinizi adım adım anlatıyoruz. Rehber, bir okunabilirlik standardı dayatmaz; yayın ve içerik üretimi için pratik bir karar çerçevesi sunar.
Okunabilirlik Formülleri Ne Ölçer, Ne Ölçmez
Okunabilirlik formülü, metinden sayılabilen birkaç özelliği alıp bir denkleme koyan ve tek bir sayı üreten hesaptır. Kalyoncu ve arkadaşlarının TOMA yazılımını tanıttığı çalışma, okunabilirlik formüllerini metinlerin ölçülebilir yapısal özelliklerini değişken olarak kullanarak zorluk düzeyini ve uygun hedef kitleyi saptayan matematiksel denklemler olarak tanımlar. Buradaki anahtar ifade "yapısal özellik"tir. Formül metni okumaz; saymaya yarayan şeyleri sayar.
Formüllerin girdisi: sözcük, cümle ve hece
Türkçe için geliştirilen klasik formüllerin ortak girdisi iki orandır. Birincisi ortalama cümle uzunluğudur ve toplam sözcük sayısının toplam cümle sayısına bölünmesiyle bulunur. İkincisi ortalama sözcük uzunluğudur ve toplam hece sayısının toplam sözcük sayısına bölünmesiyle hesaplanır. Aynı çalışma bu iki değişkeni sırasıyla OCU ve OSU kısaltmalarıyla gösterir. Uzun cümleler ve uzun sözcükler skoru zorlaştırır, kısa cümleler ve kısa sözcükler kolaylaştırır. Formülün bildiği başka bir şey yoktur.
Bu basitlik hem gücü hem sınırıdır. Güçlü yanı, aynı kurallarla iki taslağı ya da iki sürümü karşılaştırabilmenizdir. Sınırı ise okurun deneyiminin büyük kısmının sayıyla yakalanamamasıdır.
Formülün göremedikleri
Aşağıdaki özellikler okurun deneyimini doğrudan belirler, fakat Ateşman veya Bezirci-Yılmaz hesabına hiçbir biçimde girmez:
- Konu bilgisi: Okurun terimi tanıması ya da tanımaması sonucu değiştirmez. Kısa ama bilinmeyen bir kısaltma, uzun ama tanıdık bir sözcükten daha zor olabilir.
- Metnin düzeni: Ara başlıklar, madde işaretleri, tablolar ve paragraf boşlukları skoru değiştirmez, oysa gözün metinde gezinmesini kolaylaştırır.
- Doğruluk ve tutarlılık: Yanlış bilgi içeren akıcı bir paragraf yüksek skor alabilir.
- Ton ve niyet: Resmi, samimi ya da satışa dönük anlatım aynı sayıyı verebilir.
- Yazım ve noktalama: Bir cümleyi bölen yanlış bir nokta, formülün gözünde "daha kısa cümle" demektir.
Benzer'in 2020 tarihli Araştırma ve Deneyim Dergisi makalesi bu eksiği açıkça belirtir: mevcut çalışmaların çoğu kelime ve cümle uzunluğu gibi nicel değişkenlere dayanır, anlaşılabilirlik ise göz ardı edilir ve okuyucuya ait değişkenler hiçbir formülde kullanılmaz. Makale ayrıca Türkçe için en son formülün 2010'da geliştirildiğini ve o tarihten sonra yenisinin yapılmadığını belirtir. Yani elinizdeki araçlar, bugünün web yazım alışkanlıklarından önce tasarlanmış araçlardır. Ayrıntıları Benzer'in makalesinde (yeni sekmede açılır) görebilirsiniz.
SEO açısından skorun yeri
Okunabilirlik skorunun doğrudan bir sıralama girdisi olduğunu söyleyen resmi bir ifade yoktur ve buradaki hiçbir öneri sıralama vaadi taşımaz. Google'ın arama temelleri rehberi (yeni sekmede açılır) yazının doğal yazılmasını, anlaşılır, düzenli ve yazım hatasız olmasını önerir; uzun içeriği bölmek için paragraf ve bölümler kullanılmasını ve başlıklarla okurun yön bulmasının kolaylaştırılmasını ister. Aynı rehber, içerik uzunluğunun tek başına sıralama için önemli olmadığını da belirtir. Dolayısıyla "daha çok kelime" ya da "daha yüksek skor" peşinde koşmak yerine, okurun sorusunu en kısa ve en net yoldan cevaplamak makul bir hedeftir.
Okunabilir içerik ile SEO arasındaki dolaylı bağ ise ölçülebilir davranışlara dayanır: metni anlamayan okur sayfadan ayrılır, bir sonraki adıma geçemez, kaynak olarak paylaşmaz. Bunlar skorun değil, sayfa performansının konusudur ve ayrı ölçülür.
Ateşman Formülü: Hesap, Değişkenler ve Yorum
Ateşman formülü Türkçe için geliştirilen ilk okunabilirlik formülü olarak anılır. Kalyoncu ve arkadaşlarının makalesine göre bu formül, İngilizce için oluşturulmuş Flesch formülünün Türkçeye uyarlamasıdır. Aynı makale iki denklemi yan yana verir: Flesch (1948) için 206,835 eksi 1,015 çarpı ortalama cümle uzunluğu eksi 84,6 çarpı ortalama sözcük uzunluğu; Ateşman (1997) için 198,825 eksi 40,175 çarpı ortalama sözcük uzunluğu eksi 2,610 çarpı ortalama cümle uzunluğu. Aynı denklem kısaca 198,825 – 40,175 × OSU – 2,610 × OCU biçiminde yazılır. Ayrıntılar için TOMA makalesine (yeni sekmede açılır) bakın.
İki katsayının anlattığı hikâye
Denklemde iki çıkarılan terim vardır ve ağırlıkları çok farklıdır. Sözcük başına ortalama hece sayısı bir birim artarsa skordan 40,175 puan düşer; cümle başına ortalama sözcük sayısı bir birim artarsa skordan 2,610 puan düşer. Bu iki rakam aynı ölçekte değildir. Ortalama hece sayısı gerçek metinlerde dar bir aralıkta oynar, ortalama cümle uzunluğu ise çok daha geniş bir aralıkta. Sonuç olarak iki etki de skora anlamlı katkı yapar: sözcük başına düşen hece ortalamasındaki küçük bir kayma, cümle uzunluğundaki birkaç sözcüklük bir değişim kadar skoru oynatabilir. Bunu bilmek, neye dokunacağınıza karar verirken yardımcı olur: tek bir sözcüğü değiştirmek çok az etki eder, ama metin boyunca ek yığılmış uzun sözcüklerden kaçınmak ortalamayı değiştirir.
Girdileri doğru saymak
Formülün çıktısı, girdilerin ne kadar tutarlı sayıldığına bağlıdır. Kendi hesabınızı yapacaksanız şu adımları aynı sırayla ve her metinde aynı kuralla uygulayın:
- Sayılacak metni belirleyin. Başlıkları, tablo içeriğini, madde işaretlerini ve kaynak listesini dahil edip etmeyeceğinize baştan karar verin ve bunu hep aynı yapın.
- Toplam sözcük sayısını ve toplam cümle sayısını bulun. Kısaltma sonrası noktalar, sıra sayıları ve "vb." gibi kullanımlar cümle sayısını şişirebilir; bunları ayıklayın.
- Toplam hece sayısını bulun. Türkçede her hecenin tek ünlü içerdiği düşünülürse ünlü sayımı yaklaşık bir hece sayısı verir; yine de bu sayım kısaltmalarda, yabancı kökenli sözcüklerde ve rakamlarda hata yapabilir.
- OCU'yu (sözcük bölü cümle) ve OSU'yu (hece bölü sözcük) hesaplayın, sonra denkleme yerleştirin.
- Sonucu not ederken hangi araçla ve hangi kurallarla saydığınızı da yazın; aksi halde iki ay sonra iki sayı karşılaştırılamaz.
Bantlar ve "iyi skor" sorusu
Birçok araç Ateşman skorunu "çok kolay", "kolay", "orta", "zor" gibi bantlara böler. Bu bantların kaynağı ve sınır değerleri araçtan araca değişebilir; resmi bir kaynak, web içeriği için sabit bir bant tablosu da vermez. Bu yüzden "70'in üstü iyidir" gibi evrensel bir hedef önermiyoruz. Daha güvenli yaklaşım, kendi başarılı içeriklerinizin ortalamasını referans almak ve sapmaları izlemektir.
Uluslu ve Schneider'in Türkçe okunabilirlik çalışmasında yer alan bir tablo, yön duygusu için faydalı bir veri sunar. Aynı derlemin ilkokul, orta ve ileri düzey makaleleri için Ateşman ortalamaları sırasıyla 66,06, 59,73 ve 42,32 olarak verilir; yani metin zorlaştıkça skor düşer. Çalışma, ilköğretim düzeyindeki makalelerin iki formüle göre de hedef yaş grubuna uygun çıkmadığını da not eder. Bu, formülün bir metni "çocuğa uygun" ilan etmek için tek başına yeterli olmadığını gösteren somut bir örnektir.
Bezirci-Yılmaz Formülü ve Ateşman'dan Farkı
Bezirci ve Yılmaz'ın 2010 tarihli çalışması, Türkçe için ikinci kuşak bir yaklaşım getirdi. Ateşman gibi yalnızca ortalama sözcük uzunluğuna bakmak yerine, sözcükleri hece sayısına göre ayırır ve cümle başına düşen "n heceli sözcük" sayısına dayanır. Kalyoncu ve arkadaşları bu yapıyı şöyle özetler: metindeki sözcükleri hece sayısına göre tasnif eder ve cümle başına düşen ortalama "n" heceli sözcük sayısını temel alır. Uluslu ve Schneider ise yaklaşımı SMOG formülüne benzer bir iyileştirme olarak niteler ve üç, dört, beş ve daha fazla heceli sözcüklerin sayımlarının dahil edildiğini aktarır.
Formülün yapısı
Bezirci-Yılmaz formülü, cümle uzunluğu ile üç, dört, beş ve daha fazla heceli sözcük oranlarını bir karekök ifadesinde birleştirir; ayrıntı ve katsayılar için özgün makaleye bakın. Hesap yapacaksanız katsayıları Bezirci ve Yılmaz'ın Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Fen ve Mühendislik Dergisi'nde yayımlanan özgün makalesinden ya da bu formülü uygulayan sınanmış bir yazılımdan alın. Katsayıyı hafızadan ya da kopyalanmış bir blog yazısından almak, yanlış skora ve yanlış yoruma yol açar. Bu yüzden bu yazıda formülün yalnızca mantığını anlatıyor, sayısal ayrıntısını özgün kaynağa bırakıyoruz.
Neden elle hesaplamak zor
Kalyoncu ve arkadaşları Bezirci-Yılmaz formülünün mekanik bir yapıya sahip olduğunu ve bireyler tarafından hesaplanmasının diğer formüllere göre görece zor olduğunu söyler. Pratik sonuç açıktır: Ateşman'ı hesap tablosunda bile kurabilirsiniz, Bezirci-Yılmaz için ise her sözcüğü hecelere ayıracak bir araç gerekir. Bu aracın hece ayırma kuralı yanlışsa sonuç da yanlış olur. Aynı makale, Türkçe için geliştirilmiş formülleri otomatik hesaplayan bir platformun bulunmayışından yola çıkarak TOMA yazılımını geliştirdiklerini anlatır.
İki formülün karşılaştırması
| Ölçüt | Ateşman (1997) | Bezirci-Yılmaz (2010) |
|---|---|---|
| Kökeni | İngilizce Flesch formülünün Türkçeye uyarlaması | Türkçe için önerilmiş yeni bir ölçüt |
| Temel girdiler | Ortalama sözcük uzunluğu (hece) ve ortalama cümle uzunluğu | Cümle uzunluğu ve hece sınıflarına göre ayrılmış sözcük sayıları |
| Elle hesap | Hesap tablosuyla mümkün | Hece sınıflaması gerektirir, araç önerilir |
| Skor yönü | Skor yükseldikçe metin kolaylaşır | Özgün makaledeki yorum aralığına bakılmalı |
| Ne zaman düşünülür | Hızlı, tekrarlanabilir karşılaştırma | Hece dağılımını daha ayrıntılı görmek gerektiğinde |
Tablodaki "skor yönü" satırı bilerek açık bırakıldı. Ateşman'da yüksek skor kolay metni gösterir; Bezirci-Yılmaz için yorum aralıkları özgün çalışmada tanımlıdır ve bu aralıkları ezberden aktarmak hata riskini artırır.
Çetinkaya formülü kısa not
Türkçe için önerilen bir diğer klasik formül Çetinkaya formülüdür. Uluslu ve Schneider, Ateşman'ın yeniden kalibrasyonunda kullandığı istatistiksel değişkenleri açıklamadığını, bu boşluğun Çetinkaya (2010) çalışmasıyla giderildiğini ve bu çalışmanın uygun sınıf düzeylerini de atadığını yazar. Eğitim bağlamında sınıf düzeyi aradığınızda bu formül daha uygun bir referans olabilir; web içeriği için ise ayrı bir "doğru formül" yoktur.
Skor Tek Başına Neden Yetmez
Skoru kararın tek dayanağı yapmanın dört somut riski vardır: formüller birbirleriyle çelişebilir, Türkçenin yapısı hece temelli ölçümü zorlayabilir, okurun bilgisi hesaba girmez ve teknik metinde sadeleştirme anlam kaybına dönüşebilir.
Formüller birbirini tutmayabilir
Benzer'in çalışması 5 ile 8. sınıf Türkçe ders kitaplarından 12 metin ve 6 çocuk kitabı üzerinde formülleri uygular ve tutarsızlıklar bulur. Örnek olarak bir metin Ateşman'a göre kolay, Flesch'e göre çok zor çıkar; Dale-Chall ile 10-12 yaş, ARI ile 16-17 yaş sonucu verir. Chedar dergisindeki bir çalışma ise 19 metinde Ateşman, Çetinkaya-Uzun ve Bezirci-Yılmaz formüllerini birlikte uygular; üç formülün de metinleri hedeflenen sınıf düzeylerinin üzerinde okunabilirlik düzeyinde gösterdiğini ve formüllerin hedef sınıf düzeyi için farklı değerler verdiğini bildirir. Bu bulguları Chedar makalesinin sayfasında (yeni sekmede açılır) görebilirsiniz.
Buradan çıkan kural nettir: iki farklı araçtan iki farklı sonuç aldığınızda "hangisi doğru" diye sormayın, "hangisini sürekli kullanacağım" diye sorun. Aynı araç, aynı kurallar, aynı sayım yöntemi. Ancak bu sayede sürümler arası değişim anlam taşır.
Eklemeli dil sorunu
Kalyoncu ve arkadaşları, Türkçenin eklemeli bir dil olmasının hece uzunluğunun metin zorluğunu ölçmede değişken olarak kullanılmasını engellediğini söyleyen bir görüşe (Kalyoncu, 2025) yer verir. Türkçede bir sözcüğün sonuna eklenen her ek hece sayısını artırır, ama okuru her zaman zorlamaz. "Gidiyorum" ve "gidiyor" farklı hece sayısındadır, ama okuyucu için aynı fiildir. Uzun ekli ama sık kullanılan bir sözcük, kısa ama nadir bir terimden daha rahat okunabilir. Formül bunu ayırt edemez.
Okurun bilgisi ve amacı
Aynı metin, konuyu bilen bir uzman için akıcı, yeni başlayan biri için zor olabilir. Benzer'in tespitiyle okuyucuya ait değişkenlerin hiçbir formülde kullanılmaması, bu farkı hesaba katamayacağınız anlamına gelir. SEO içeriğinde bunun karşılığı, hedef kitle tanımını skordan önce koymaktır: kimin hangi niyetle aradığını bilmeden "orta düzey" bir skor hedeflemek anlamsızdır. Google'ın yardımcı içerik rehberi (yeni sekmede açılır) da aynı yönde, içeriğin öncelikle insanlar için üretilmesini, net yazımı ve yazım ya da biçim sorunlarının bulunmamasını değerlendirme sorularının arasında sayar.
Erişilebilirlik cephesi: WCAG 3.1.5
W3C'nin WCAG 2.2 kapsamındaki 3.1.5 Okuma Düzeyi ölçütü AAA seviyesindedir ve metin, ortaöğretimin alt kademesinin (yedi ile dokuz yıllık eğitim) üzerinde bir okuma becerisi gerektiriyorsa ek içerik ya da daha sade bir sürüm sunulmasını ister. Anlama belgesi (yeni sekmede açılır), belirli bir okunabilirlik formülü önermez; yerel eğitim standartlarına göre yetkin öğretmenlerin metni değerlendirebileceğini söyler. Çok dilli sayfalarda sayfa içeriğinin en az yüzde beşini oluşturan her dil için ayrı hesaplama yapılmasını ve genel okunabilirliğin en kötü sonucu veren dile göre yargılanmasını ister. Belge, "herkes için anlaşılır" bir ölçütün evrensel olamayacağını da kabul eder ve test edilebilir olması için okuma düzeyini kullandığını açıklar. Yani resmi çerçeve bile formülü değil, okurun ihtiyacını merkeze koyar.
Karar kuralı
Aşağıdaki kural, skoru kararın içine güvenle yerleştirmenin yolunu verir:
- Skor, kendi önceki sürümünüzden belirgin biçimde düşmüşse metni gözden geçirin, çünkü cümleler uzamış ya da sözcükler ağırlaşmış olabilir.
- Skor iyileşmişse ama okur geri bildiriminde, yorumlarda ya da destek sorularında yeni karışıklık görüyorsanız skoru değil, metni sorgulayın.
- Skor hedef kitleye uygun görünse bile, terim açıklaması ve örnek eksikse düzeltmeyi atlamayın.
- İki araç çelişiyorsa yalnızca birini seçin ve belgeleyin.
Cümle ve Kelime Sadeleştirme Uygulaması
Skor yalnızca bir uyarıdır; asıl iş, metni gerçekten daha anlaşılır kılan editoryal kararlardır. Aşağıdaki teknikler hem formülün ölçtüğü şeyleri (cümle ve sözcük uzunluğu) hem de ölçmediği şeyleri (netlik, düzen) birlikte iyileştirir.
Bir cümleye bir fikir
Üç ya da dört yan cümleciği tek cümlede taşıyan paragraflar hem skoru düşürür hem okuru yorar. Cümleyi bölerken bağlaç yerine nokta kullanın ve her cümleye tek bir iddia verin. Bölme sonrası art arda aynı yapıyla başlayan cümleler monotonluk yaratırsa, bir cümleyi sonuç, diğerini gerekçe olarak sıralayın. Amaç sayıyı düşürmek değil, her cümlenin tek başına anlaşılır olmasıdır.
Etken çatı ve doğrudan hitap
ABD hükümetinin digital.gov üzerindeki sade dil yazım rehberi (yeni sekmede açılır) etken çatının kimin neyi yapacağını netleştirdiğini, edilgen çatının ise kimin neyi yürüttüğünü bulanıklaştırdığını söyler; rehber "Bunu yapmalısınız" tarzı doğrudan hitabı örnek gösterir ve fiilin en güçlü, en doğrudan biçiminin kullanılmasını önerir. Bu öğütler İngilizce içindir; Türkçede edilgen yapı ve isim-fiil zincirleri benzer bir bulanıklık yaratabilir, ama bunu ayrıca Türkçe bir yazım kılavuzuyla sınamak gerekir. Bir örnek olarak, "değerlendirilmesi gerekmektedir" yerine "değerlendirin" yazmak hem sözcük hem hece sayısını düşürür.
Örnek senaryo: önce ve sonra
Aşağıdaki kurgusal bir blog paragrafıdır ve yalnızca yöntemi göstermek için yazılmıştır.
Önce: Kullanıcıların sayfa içerisinde karşılaşabilecekleri potansiyel sorunların minimize edilebilmesi amacıyla gerçekleştirilmesi planlanan optimizasyon çalışmalarının kapsamının önceden belirlenmesi gerekmektedir.
Sonra: Sayfada okurların yaşayabileceği sorunları azaltmak istiyorsanız önce optimizasyonun kapsamını belirleyin. Hangi sayfalara dokunacağınızı yazın. Sonra işe başlayın.
Burada üç değişiklik yapıldı: isim-fiil zinciri etken emre dönüştü, "potansiyel sorun" ve "minimize etmek" sade karşılıklarıyla değişti, tek uzun cümle üç kısa cümleye bölündü. Anlam korundu, okur ne yapacağını ilk okumada öğrendi.
Kısaltmanın tehlikesi
Sadeleştirme anlam kaybına dönüşmemelidir. Teknik bir metinde "canonical" ya da "indeksleme" gibi terimleri gündelik sözcüklerle değiştirmek uzmanı yanıltır ve aranan terim sayfadan kaybolur. Terimi koruyun, ilk geçtiği yerde bir cümleyle tanımlayın. Böylece hem uzman hem yeni başlayan aynı sayfadan yararlanır.
Başlık, liste ve tablo kullanımı
Formül görmez ama okur görür: uzun bir anlatımı adımlara bölmek, karşılaştırmayı tabloya taşımak ve her bölüme bir amaç cümlesi koymak aynı bilgiyi daha hızlı taranabilir yapar. Bu konuda okunabilir içerik biçimlendirme rehberi ayrıntılı bir çerçeve sunar. Yazım ve noktalama tutarlılığı için ise Türkçe makale editörlüğü kontrol listesine bakabilirsiniz; yanlış bir nokta cümle sayısını değiştirdiği için okunabilirlik skorunu da etkiler.
Girişin okunabilirliği
Skor ortalaması tüm metni özetler, ama okurun sayfada kalıp kalmayacağına çoğu zaman ilk paragraf karar verir. Girişte kısa cevabı vermek, sonra bağlamı genişletmek hem okur hem skor için dengeli bir yapıdır. Bu konuyu makale girişi nasıl yazılır yazısında daha derinlemesine bulabilirsiniz. Hedef kitleye göre dil düzeyini ayarlamak istiyorsanız sektörel sitelerde dil düzeyi ve jargon karar tablosu farklı sitelere göre bir karar çerçevesi verir.
Kontrol Listesi ve Raporlama
Okunabilirlik denetimini bir kez yapıp bırakmak yerine yayın sürecinin sabit bir adımı yapın. Aşağıdaki iş akışı iki kişilik bir ekipte bile uygulanabilir.
Yayın öncesi kontrol listesi
- Hedef okur ve niyet tek cümleyle yazıldı mı?
- Giriş, ilk iki cümlede kısa cevabı veriyor mu?
- Skoru hesaplayan araç ve sayım kuralları ekip için sabitlendi mi?
- Ortalama cümle uzunluğunu aşan uzun cümleler tek tek tarandı mı?
- Her teknik terim ilk geçtiği yerde tanımlandı mı?
- Edilgen ve isim-fiil zincirli cümleler gözden geçirildi mi?
- Başlıklar, listeler ve tablolar bilgiyi taranabilir kılıyor mu?
- Yazım ve noktalama hataları temizlendi mi?
- Bir meslektaş ya da hedef kitleden biri metni okudu mu?
Raporda skor nasıl sunulur
Müşteriye ya da yöneticiye rapor sunarken tek bir sayı vermek yerine üç bilgiyi birlikte verin: kullanılan formül ve araç, önceki sürümle karşılaştırma ve skoru yorumlayan bir cümle. Örneğin "Ateşman skoru bir önceki sürüme göre yükseldi; ortalama cümle uzunluğu azaldı; ancak teknik terimlerin tanımı eklendiği için ortalama sözcük uzunluğu aynı kaldı." Bu cümle sayının neden değiştiğini anlatır ve karara dayanak olur. Skoru bir başarı ölçütü olarak değil, bir tanı aracı olarak raporlayın.
Sık yapılan hatalar
- Skoru hedefe çevirmek: "Skor 70'i geçsin" gibi hedefler, kısa ve anlamsız cümleleri teşvik eder.
- Farklı araçları karıştırmak: Aynı metin iki araçta farklı sayılır ve karşılaştırma bozulur.
- Sayım kuralında tutarsızlık: Başlıkları bir sürümde dahil edip diğerinde dışarıda bırakmak sürümler arası farkı yapay üretir.
- Skoru sıralama sinyali sanmak: Resmi kaynaklarda böyle bir ifade yoktur.
- Tek formüle körü körüne güvenmek: Formüller çelişebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ateşman okunabilirlik skoru kaç olmalı?
Resmi veya birincil bir kaynakta web içeriği için sabit bir hedef skor yoktur. Kendi başarılı içeriklerinizin skorlarını referans alın, sürümler arası düşüşleri uyarı olarak değerlendirin ve hedef kitleye göre karar verin. Aynı araç ve aynı sayım kurallarını sürekli kullanmak, sayının tek başına değerinden daha önemlidir.
Bezirci-Yılmaz formülünü elle hesaplayabilir miyim?
Formül sözcükleri hece sayısına göre sınıflandırdığı için elle hesaplamak göreceli olarak zordur. Hece ayırma yapan bir araç kullanın ve katsayıları yalnızca Bezirci ve Yılmaz'ın özgün makalesinden ya da onu uygulayan sınanmış bir yazılımdan alın. Hafızadan veya kopya bir içerikten alınan katsayı yanlış sonuç üretir.
Okunabilirlik skoru Google sıralamasını etkiler mi?
Okunabilirlik skorunun bir sıralama girdisi olduğunu söyleyen resmi bir ifade bulunmuyor. Google'ın arama temelleri rehberi içeriğin anlaşılır, düzenli ve yazım hatasız olmasını önerir ve içerik uzunluğunun tek başına sıralama için önemli olmadığını belirtir. Skoru sıralama sinyali olarak değil, editoryal bir kontrol aracı olarak kullanın.
İki araç farklı skor veriyorsa hangisine güvenmeliyim?
Hangisinin doğru olduğunu aramak yerine hangisini tutarlı biçimde kullanacağınıza karar verin. Akademik çalışmalar aynı metin için formüllerin farklı sonuç verebildiğini gösteriyor. Seçtiğiniz aracı ve saydığı bölümleri kayda alın, karşılaştırmaları yalnızca o araç içinde yapın.
Teknik bir metni sadeleştirirken terimleri de değiştirmeli miyim?
Hayır. Aranan ve sektörde kullanılan terimi koruyun, ilk geçtiği yerde kısa bir tanımla açıklayın. Sadeleştirme cümle yapısında, edilgen zincirlerde ve gereksiz uzun sözcüklerde yapılır; terim değişikliği anlam kaybı ve arama görünürlüğü riski yaratır.
WCAG okuma düzeyi ölçütü hangi formülü şart koşuyor?
WCAG 2.2 Anlama belgesi belirli bir okunabilirlik formülü önermiyor; yerel eğitim standartlarına göre yetkin kişilerin metni değerlendirebileceğini söylüyor. Ölçüt AAA seviyesinde ve ortaöğretimin alt kademesini aşan metinler için ek içerik veya daha sade bir sürüm sunulmasını istiyor.
Sonuç
Ateşman ve Bezirci-Yılmaz formülleri Türkçe metni cümle uzunluğu ve hece bilgisiyle sayıya çevirir. Ateşman'ı hesap tablosunda kurup sürümler arası değişimi izlemek için kullanabilirsiniz; Bezirci-Yılmaz için hece sınıflaması yapan bir araç ve özgün makaledeki katsayılar gerekir. İki formül birbirinden farklı sonuç verebilir, okurun bilgisini ve niyetini görmez ve Google sıralaması için resmi bir sinyal olarak tanımlanmaz. Bu yüzden skoru hedef değil uyarı olarak okuyun: cümleleri bölün, edilgen zincirleri çözün, terimleri tanımlayın, yapıyı taranabilir kılın ve sonucu gerçek okurla sınayın. Burada anlatılanlar eğitim kurumlarına ya da erişilebilirlik denetimlerine özgü bir okunabilirlik standardının yerine geçmez.
Ekibinizin ya da müşterinizin okunabilir, tutarlı ve kaynaklı makalelere ihtiyacı varsa Akua Adforce'un makale yazımı hizmetini inceleyebilirsiniz; kapsam ve koşullar ürün sayfasında listelenir.
Yorum Yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız. Giriş Yap